Nedir bu #picemiyeti?
Radyoda Pişman İnsanlar Cemiyeti’ni dinlemiş olanlar hikâyeyi bilir.
Gecenin bir yarısında, şehir susmuşken, insan kendi sesiyle baş başa kalır ya…
İşte #picemiyeti o anlarda var oldu... 2016’da, bir balkon kenarında. Kendi balkonundan. Bir mikrofondan nice sofralara uzanan, uzaktan ama yakın insanların yaşadığımız distopyada kendi ütopyasını kurduğu adres oldu.
Aradan on yıl geçti.
Bir gece aklıma düşen o garip fikir, bir pişmanlığın içinden süzülen o his, bugün birbirini hiç tanımayan ama aynı duyguda buluşabilen insanların ortak hafızasına dönüştü. Çünkü #picemiyeti hiçbir zaman sadece bir radyo programı olmadı, olamadı...
İlk yıllarında Aytek eşlik etti bu yolculuğa. Sonra bir dinleyici olarak kapımızı çalan ve “Ben buraya aitim” dedi, Ardıl geldi. Zaman aktı, roller değişti, hayat kendi ritmini sürdürdü.
2019’dan itibaren yola tek başıma devam ettim ama hiçbir zaman yalnız yürümedim. Pişman İnsanlar Cemiyeti; “Keşke” demektense yaşamış olmayı seçenlerin yeridir. Hata yapmış, üzülmüş, düşünmüş ama kalbini kapatmamış insanların… Sessizliğin içindeki sesli dayanışmadır.
Cemiyet üyeleri birbirini her gün görmez.
Aynı masada oturmaz.
Aynı şehirde yaşamaz.
Ama gece yürürken biri şarkı açtığında, bir başkası başka bir şehirde aynı yere dokunur. O an mesafe ortadan kalkar. Uzaktan ama ütopik bir arkadaşlık başlar.
Geriye dönüp baktığımda büyük cümlelere ihtiyaç duymuyorum. Cemiyet dinleyenleriyle birlikte yürürken var oldu. Herkes kendi adımıyla geldi, kendi hikâyesini, kendi izini bıraktı.
Ve on yıl sonra hâlâ aynı şeye inanıyorum:
İyi insanlar birbirine iyi gelir.
Kapı açık.
Gece uzun.
Yer var.
Pişman İnsanlar Cemiyeti’nden,
Ben Reha.
Cemiyet'e hoş geldiniz!
.png)
_edited.png)
